Tüm bu olanlardan sonra yapamadıklarımla kaldım tek başıma. Onca yaşanandan sonra eksik olanlar yüzünden kelimeleri dizemedim bu akşam sayfalara. Birkaç virgülden sonra gelen tek bir nokta bitiriyorsa içimdekileri ne anlamı var yazdıklarımın. Öcünü aldığım aşklarımı ucuz ruhumla sattım başkalarına. Temizdi ruhum sanırım, bu şehre geldiğimde, bu sayfa kadar. Sonra bir şeyler oldu, yağmur yağdı, çamur oldu üstüm başım. Tanıyamadım kendimi, tanıtamadım.
Benim adım Noktalı Virgül. Bir başlar bir biterim hayatınızda. Çok az kullanılırım belki ve bilmeyenlerin beni, işi olmaz küçük bir paragrafta kullanmak için.
Noktalı Virgül benim adım ve nokta ile virgül arası hep tıkanıp kaldığım. En çok yalanlarda kullanılırım ben, sizi kurtarmak için, ama hep fark ederler beni eninde sonunda. Sonra bir bakmışım vakit yatsı olmuş, biri mumu söndürmüş. Bazen hemen arkamdan kapanmış bir parantez gelir. İşte o zaman biraz mutlu olur, bir an için gülümseyip en ucuzundan göz kırparım benimkinden daha temiz yüzlerinize.
Noktalı Virgülüm ben söyleyemediklerim sıkıştığında kullanırım kendimi. Bir anda bitmekle son anda devam etmek arası belirsizlik. Yetmez mi bu bendeki iki kişilik…
… Ve sonra, tüm bu yapamadıklarımdan sonra; tam da senin dediğin gibi bunun adı koşullanmış başarısızlık yada benim ağzımla bilinçli acizlik, tam sen gittiğinde başladı. Hala arkandan yazıyorum, çiziyorum, itiraf ediyorum sonra inkar ediyorum seni ama yalanlarımla kalıyorum kendime söylediğim ve hep yeniliyorum.
… Benim adım Noktalı Virgül. Bir nokta koysam senin ardından bir virgül içimdeki, tekrar başlatıyor her şeyi.
… Ve bir diğeri geldi. Sonuna “–siz” eklediğim şereflerle bezedim hayatımı. Sonra adımı koydum tüm yapamadıklarımın önüne.
Noktalı Virgül benim adım. Sorarsanız eğer, ararsanız bir gün, hep çıkamadığım yerde, nokta ile virgül arasında kalırım.
Belki de kendimi arıyor kalbim, ruhum. Belli ki bırakılmış bir şey var arka bahçedeki kurumuş çiçekler arasında. Bakamadım çiçeklerine. Yanlışlıklar yaparken unuttum su vermeyi her birine. Diplerinde ayrık otları bitmiş, güneşi göremez olmuşlar ben kendimle uğraşırken. Şimdi tekrar su versem canlanırlar mı? Ayrık otu, zordur kökünden sökmek. Ya tekrar biterse dibimizde.
Kelimelerim arasına koyamadım ismini, bilmediğimden. Bilemediğimden belki de, belki de unuttuğumdan artık özen göstermeyi, kalbe dokunmayı, nasır tuttu ellerim.
Benim adım Noktalı Virgül. Kaç kez boş sayfa dolduracak bu adam bilmem. Yolda yürürken daha ne kadar arayacak gözlerim. Ya da bırakmalı artık aramayı. Belki de hiç olmayacak. Belki de hiç bitmeyecek.
Hep kaçar balık ama hep yakalanır hayata. Bulur kendindeki “neden” i ve bakmışsın “sudan çıkmış balık”. Kafası karma karışık. İçindeki dünyasında boğulurken balık, bulunca kendini birden, son yüzgeç darbesiyle biter hikayesi.