nazım hikmet ran ile ilgiliyim diyenler

toplam 201 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


nazım hikmet ran hakkında nazım hikmet ran

~28 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Solak Kedi'de Taranta-Babu'ya mektupları okuyabilirsiniz. Bir bölümü şöyle: "Faşizm için her şey devletin içindedir. Devletin dışında manevî veya insanî hiçbir şey yoktur, her şey değersizdir." Ne kadar doğru!

    http://www.solakkedi.com/tek%20sayfa/tek%20sayfa%20arsiv.html

    portorico   12 Temmuz 2008 16:57   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    AĞA CAMİİ

    Havsalam almıyordu bu hazin hali önce.
    Ah, ey zavallı cami, seni böyle görünce
    Dertli bir çocuk gibi imanıma bağlandım;
    Allahımm ismini daha çok candan andım.
    Ne kadar yabancısın böyle sokaklarda sen!
    Böyle sokaklarda ki, anası can verirken,
    Işıklı kahvelerde kendi öz evlâdı var...
    Böyle sokaklarda ki çamurlu kaldırımlar,
    En kirlenmiş bayrağın taşıyor gölgesini,
    Üstünde orospular yükseltiyor sesini.
    Burda bütün gözleri bir siyah el bağlıyor,
    Yalnız senin göğsünde büyük ruhun ağlıyor.
    Kendi elemim gibi anlıyorum ben bunu.
    Anlıyorum bu yerde azap çeken ruhunu
    Bu, imansız muhitte öyle yalnızsın ki sen
    Bir teselli bulurdun ruhumu görebilsen!
    Ey bu Caminin ruhu: Bize mucize göster
    Mukaddes huzurunda el bağlamayan bu yer
    Bir gün harap olmazsa Türkün kılıç kınıyla,
    Baştan başa tutuşsun göklerin yangınıyla!

    om mania padme hume   11 Haziran 2008 16:34   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    size bir mürteci şiiri Nazım'dan

    om mania padme hume   11 Haziran 2008 16:33   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aha da yazdım okuyun lütfen

    KARA KUVVET - Nazım Hikmet

    20 Temmuz 2007 Cuma - Şiir

    Asırlar vardır ki, bu memleketin
    En sade, en temiz gönüllerine,
    Göklerin ezeli ruhu yerine,
    Zulmeti siniyor kara kuvvetin.

    Asırlardan beri bu kara kuvvet,
    Bir yara ki ruhumuzda kanıyor,
    Susuz bir kurt gibi homurdanıyor,
    Bir nura koşuyorsa eğer memleket.

    Bu kara kuvvetin elleri
    Böyle sarılırken boğazımıza,
    Gönüllerimizde biz bu hırsıza,
    Hala veriyoruz en kutsi yeri,
    Nankördür imanlı gönüller bütün,
    Şükranla secdeye varmazsa eğer,
    Gençliğin nurunu çalan bu eller,
    Hırsız eli gibi kesildiği gün!

    (“Kara Kuvvet”, 1921)

    om mania padme hume   11 Haziran 2008 16:31   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Nazım'ın KARA KUVVET adlı bir şiiri var ilgilenenler bir okur mu lütfen ne demek istiyor.. Hakaret mi bilmem. Sanırım laikliğe aykırı bir şiir ... kalkmalı

    om mania padme hume   08 Haziran 2008 20:28   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    BİR AYRILIŞ HİKAYESİ

    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    avuçlarımda camdan bir şey gibi kalbimi sıkıp
    parmaklarımı kanatarak
    kırasıya
    çıldırasıya...
    Erkek kadına dedi ki:
    -Seni seviyorum,
    ama nasıl,
    kilometrelerle derin, kilometrelerle dümdüz,
    yüzde yüz, yüzde bin beş yüz,
    yüzde hudutsuz kere yüz...
    Kadın erkeğe dedi ki:
    -Baktım
    dudağımla, yüreğimle, kafamla;
    severek, korkarak, eğilerek,
    dudağına, yüreğine, kafana.
    Şimdi ne söylüyorsam
    karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana..
    Ve ben artık
    biliyorum:
    Toprağın -
    yüzü güneşli bir ana gibi -
    en son en güzel çocuğunu emzirdiğini..
    Fakat neyleyim
    saçlarım dolanmış
    ölmekte olan parmaklarına
    başımı kurtarmam kabil
    değil!
    Sen
    yürümelisin,
    yeni doğan çocuğun
    gözlerine bakarak..
    Sen
    yürümelisin,
    beni bırakarak...
    Kadın sustu.
    SARILDILAR
    Bir kitap düştü yere...
    Kapandı bir pencere...
    AYRILDILAR...

    oslemis   31 Mart 2008 13:34   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Bizi esir ettiler,
    bizi hapse attılar : beni duvarların içinde, seni duvarların dışında.
    Ufak iş bizimkisi.
    Asıl en kötüsü :
    bilerek, bilmeyerek
    hapisaneyi insanın kendi içinde taşıması...
    İnsanların birçoğu bu hale düşürülmüş,
    namuslu, çalışkan, iyi insanlar
    ve seni sevdiğim kadar sevilmeye lâyık...

    nazım hikmet'i salt aşk şairi olarak görmeye hevesli insanlar, sevdasına ithaf cümlelerinde bile "dünyaya dair derdini" anlattığını göremeyecek kadar önyargılıdırlar!

    mefisto39718   31 Mart 2008 13:13   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    "...hapislerde de yattım büyük otellerde de
    açlık çektim açlık gırevi de içinde ve tatmadığım yemek yok gibidir"

    bu dizeler Nazım' ın kişisel tarihinin özetidir...

    "duymuşum yanık benzin kokusunu
    henüz traktörlerin resmi bile çizilmeden"

    bu da ideolojisinin en iyi ifadesidir bence...

    Rollant   01 Mart 2008 16:48   aferim     (2 puan)  |   Yk 

    sanıldığının aksine necip fazılla sıkı dost olan dünyanın en büyük dil üstadı...

    raifbey   20 Ocak 2008 21:14   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Edebiyat adına büyük işler başarmış,ülkede gerçek bir düşünce özgürlüğü için savaşmış,büyük insan....

    serranayran   20 Ocak 2008 20:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "nazım hikmet türkiye'de yeniden yayınlanmaya başladığında onun yazdıklarının son atılımını 1954-1959 yılları arasında gerçekleştirmiş modern türk şiirine mahsus seviyesinin altında, türk şiirinin bir başka evresine kaldığı yargısını savunmaya yetecek kadar "ruh" türkiye'de kalmamıştı." ismet özel

    (kasıt yok) nazım hikmet şiirinde manayı direkt olarak verme amacı vardır. herhangi bir şiirine bakabilirsiniz bunu anlamak için.bu yüzden şiirinin sanatsal yönü ikinci planda kalmıştır.
    nazım çok yazıyordu. hatta hergün şiir yazdığı oluyordu. şimdi böyle çok sık şiir yazan bir şair şiirini güçlendirme adına ne kadar çaba sarfedebilir ya da etmiştir? şiirleri üzerinde yoğunlaşma ne kadar olmuştur? halbuki şiir bu kadar kolay yazılır mı?

    davasında çok ateşli olması sebebiyle çok tutulmuştur.

    ismet özel haklı bence.

    huzunsari   03 Ocak 2008 14:08   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Yahya Kemal'i Hiç sevmeyen bunun da annesinden kaynaklı olduğunu kendine bile kabul ettirememiş bir aşk şairi, yoksa vatan şairi miydi? Nerede mezarı merak ettim şimdi. Gidip bir bez bağlasam. Ama buna da gerek yok günümüzün acemi aşıkları ondan ipledikleri birkaç şiiri sevgililerine okuyarak yetierince bez bağlamıyorlar mı zaten!

    om mania padme hume   03 Ocak 2008 10:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    yeterki kararmasın sol memenin altındaki cevahir şiir kolay işdeğil aynı sayfada hem aşkını hem davanı hem de yoksul halkını anlatmak kolay işdeğil kimine göre koministin biri kimine göre kartpostal şairi kimine göreyabancı hayranı bana göre ise varlığını ülkesinin varlığına adamoş içinden umut fışkıran bir mavi gözlü dev

    dgnclk   01 Ocak 2008 16:58   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "sen esirliğim ve hürriyetimsin
    çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin
    sen ela gözlerinde yeşil hareler
    sen büyük sen güzel ve muzaffer
    ve sen
    ulaşıldıkça ulaşlmaz olan hasretimsin..."

    en sevdiklerimden. çok eskiden ezberimde kalmış.yanlışım varsa düzeltin arkadaşlar.

    sylvan    02 Aralık 2007 11:47   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    benı anlayanlar mutlaka cıkacaktır demıs ustad bı yazısında bı davası vardı bı ulkusu vardı komunısttı şairdi dogru durusttu ama nedense sureklı sakıncalı gıbı lanse edılmeye calısıldı nafıle cabalar oldu bunlar

    cran   02 Aralık 2007 03:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ben,bir gün olsun,onun gönlünün kızıl saçlı bacısı olabilmek için tüm aşklarımı feda ederdim...Hangi adam bu kadar derin sevebilir ? hangi adamın aldatışları bu kadar affedilebilir olabilir ? Biri çıksa gelse,hani nazım gibi seviyorum seni dese ? Çok mu ? Çoook...Hem de çook çoook...

    simisra   31 Ekim 2007 22:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    GÖZLERİ SİYAH KADIN

    Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki
    Çok sevdiğim başına yemin ediyorum ben
    Koyu bir çiçek gibi gözlerin kapanırken
    Bir dakika göğsünün üstünde olsa yerim
    Ömrümü bir yudumda ellerinden içerim
    Gözleri siyah kadın o kadar güzelsin ki.

    NAZIM HİKMET

    ***Bir anlık olsun benim olsun mu bu şiiri ? Kabul eder misiniz ki? Bilseniz ne mutlu edersiniz..

    simisra   31 Ekim 2007 22:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    nazım hikmet'e "kartpostal şairi" diyenlere en iyi cevabı can yücel vermişti: "kart sensin, postal da sana girsin".

    pijmaniye   21 Ekim 2007 14:45   aferim     (1 puan)  |   Yk 

    Bir Cezaevinde, Tecritteki Adamın Mektupları

    Bugün pazar.
    Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
    Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak bu kadar mavi bu kadar geniş olduğuna şaşarak kımıldanmadan durdum.
    Sonra saygıyla toprağa oturdum,
    dayadım sırtımı duvara.
    Bu anda ne düşmek dalgalara,
    bu anda ne kavga, ne hürriyet, ne karım.
    Toprak, güneş ve ben...
    Bahtiyarım...

    FuuK   21 Ekim 2007 14:39   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    ÖLÜME DAİR

    Buyrun, oturun dostlar,
    hoş gelip sefalar getirdiniz.
    Biliyorum, ben uyurken
    hücreme pencereden girdiniz.
    Ne ince boyunlu ilâç şişesini
    ne kırmızı kutuyu devirdiniz.
    Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
    başucumda durup el ele verdiniz.
    Buyrun oturun dostlar
    hoş gelip sefalar getirdiniz.

    Neden öyle yüzüme bir tuhaf bakılıyor?
    Osman oğlu Hâşim.
    Ne tuhaf şey,
    hani siz ölmüştünüz kardeşim.
    İstanbul limanında kömür yüklerken bir İngiliz şilebine, kömür küfesiyle beraber ambarın dibine...

    Şilebin vinci çıkartmıştı nâşınızı
    ve paydostan önce yıkamıştı kıpkırmızı kanınız simsiyah başınızı.
    Kim bilir nasıl yanmıştır canınız...
    Ayakta durmayın, oturun,
    ben sizi ölmüş zannediyordum,
    hücreme pencereden girdiniz.
    Yüzünüzde yıldızların aydınlığı
    hoş gelip sefalar getirdiniz...

    Yayalar-köylü Yakup, iki gözüm, merhaba.
    Siz de ölmediniz miydi?
    Çocuklara sıtmayı ve açlığı bırakıp
    çok sıcak bir yaz günü
    yapraksız kabristana gömülmediniz miydi?
    Demek ölmemişsiniz?

    Ya siz?
    Muharrir Ahmet Cemil?
    Gözümle gördüm tabutunuzun toprağa indiğini.

    Hem galiba
    tabut biraz kısaydı boyunuzdan.
    Onu bırakın Ahmet Cemil,
    vazgeçmemişsiniz eski huyunuzdan,
    o ilâç şişesidir rakı şişesi değil.
    Günde elli kuruşu tutabilmek için,
    yapyalnız
    dünyayı unutabilmek için ne kadar çok içerdiniz...
    Ben sizi ölmüş zannediyordum.
    Başucumda durup el ele verdiniz,
    buyrun, oturun dostlar,
    hoş gelip sefalar getirdiniz...

    Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdildir" - diyor, -
    "aynı haşmetle vurur şahı fakiri."

    Hâşim,
    neden şaşıyorsunuz?
    Hiç duymadınız mıydı kardeşim, herhangi bir şahın bir gemi ambarında bir kömür küfesiyle öldüğünü?...

    Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdildir" - diyor.
    Yakup,
    ne güzel güldünüz, iki gözüm.
    Yaşarken bir kerre olsun böyle gülmemişsinizdir...
    Fakat bekleyin, bitsin sözüm.
    Bir eski Acem şairi :
    "Ölüm âdil..."
    Şişeyi bırakın Ahmet Cemil.
    Boşuna hiddet ediyorsunuz.
    Biliyorum,
    ölümün âdil olması için
    hayatın âdil olması lâzım, diyorsunuz...

    Bir eski Acem şairi...
    Dostlar beni bırakıp,
    dostlar, böyle hışımla nereye gidiyorsunuz?

    sesameporter   21 Ekim 2007 14:32   aferim     (1 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :artena

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.