attila ilhan ile ilgiliyim diyenler

toplam 93 kişi bulundu. 20 adedi gösteriliyor.


attila ilhan hakkında attila ilhan

~33 ahkam var. 1 2 önceki sayfa »

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.

    Attila İlhan 15 Haziran 1925 te Menemen’de doğdu. İlk ve orta eğitiminin büyük bir bölümünü İzmir ve babasının işi dolayısıyla gittikleri farklı kentlerde tamamladı. İzmir Atatürk Lisesi birinci sınıfındayken mektuplaştığı bir kıza Nazım Hikmet şiiri göndermesi nedeniyle 1941’de tutuklandı ve okuldan uzaklaştırıldı. Üç hafta gözetim altında kaldı. İki ay hapiste yattı.

    CHP ŞİİR ARMAĞANI’NDA İKİNCİLİK ÖDÜLÜNÜ KAZANDI
    Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına dair bir belge verilince, eğitim hayatına ara vermek zorunda kaldı. Danıştay kararıyla, 1944 yılında okuma hakkını tekrar kazandı ve İstanbul Işık Lisesi’ne yazıldı. Lise son sınıftayken amcasının kendisinden habersiz katıldığı CHP Şiir Armağanı’nda Cebbaroğlu Mehemmed şiiriyle ikincilik ödülünü kazandı. 1946’ta mezun oldu.

    İstanbul Hukuk Fakültesi’ne kaydoldu. Üniversite yıllarında Yığın ve Gün gibi dergilerde ilk şiirleri yayınlanmaya başladı. 1948’de ilk şiir kitabı Duvar’ı yayınladı.

    1949 yılında, üniversite ikinci sınıftayken Paris’e gitti. Fransız toplumu ve orada bulunduğu çevreye ilişkin gözlemleri daha sonraki eserlerinde yer alan bir çok karakter ve olaya temel oluşturmuştur. Türkiye’ye geri dönüşünde sıklıkla başı polisle derde girdi. Bir kaç kez gözaltına alındı.

    1950’Lİ YILLARDA ADINI DUYURDU
    1951 yılında Gerçek gazetesinde bir yazısından dolayı kovuşturmaya uğrayınca tekrar Paris’e gitti. Fransa’daki bu dönem Attilâ İlhan’ın Fransızca’yı ve Marksizmi öğrendiği yıllardır. 1950’li yılları İstanbul - İzmir - Paris üçgeni içerisinde geçiren Attilâ İlhan, bu dönemde ismini Türkiye çapında duyurmaya başladı.

    Yurda döndükten sonra, Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Ancak son sınıfta gazeteciliğe başlamasıyla beraber öğrenimini yarıda bıraktı. Sinemayla olan ilişkisi, yine bu dönemde, 1953’te Vatan gazetesinde sinema eleştirileri yazmasıyla başlar. 1957’de askerliğini yaptıktan sonra sinema çalışmalarına ağırlık verdi. Ali Kaptanoğlu adıyla onbeşe yakın senaryo yazdı.

    ‘YASAK SEVİŞMEK’ VE ‘AYNANIN İÇİNDEKİLER’
    1960’ta Paris’e geri döndü. Babasının ölmesiyle birlikte İzmir’e döndü. Sekiz yıl İzmir’de kaldığı dönemde, Demokrat İzmir gazetesinin başyazarlığını ve genel yayın yönetmenliğini yürüttü. Aynı yıllarda, şiir kitabı olarak Yasak Sevişmek ve Aynanın İçindekiler serisinden Bıçağın Ucu yayınlandı. 1968’te evlendi, 15 yıl evli kaldı.

    1973’te Bilgi Yayınevi’nin danışmanlığını üstlenerek Ankara’ya taşındı. Sırtlan Payı ve Yaraya Tuz Basmak’ı Ankara’da yazdı. 81’e kadar Ankara’da kalan yazar Fena Halde Leman adlı romanını tamamladıktan sonra İstanbul’a yerleşti.

    ‘SEKİZ SÜTUNA MANŞET’, ‘KARTALLAR YÜKSEK UÇAR’ VE ‘YARIN ARTIK BUGÜNDÜR’
    İstanbul’da gazetecilik serüveni Milliyet ve Gelişim Yayınları ile devam etti. Bir süre Güneş gazetesinde yazan Attilâ İlhan, 1993-1996 yılları arasında Meydan gazetesinde yazmaya devam etti. 1996 yılından beri köşe yazılarını Cumhuriyet gazetesi’nde sürdürmekteydi. 1970’lerde Türkiye’de televizyon yayınlarının başlaması ve geniş kitlelere ulaşmasıyla beraber Attilâ İlhan da senaryo yazmaya geri dönüş yaptı. Sekiz Sütuna Manşet, Kartallar Yüksek Uçar ve Yarın Artık Bugündür senaryosunu yazdığı dizilerdi.

    Türk edebiyatının usta kalemi Attila İlhan, 80 yaşında hayatını kaybetti.

    Trans Nonain   23 Temmuz 2008 19:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Zeynep beni bekle...Harika siirlernden biridir.Fakultedekı sevdigi kıza yazmıstır

    efsunnn   23 Temmuz 2008 19:50   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kumral ada mavi tuna'da esintisi hissedilen şair dayı..

    grandet   10 Temmuz 2008 22:54   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    http://attila-ilhan.sosyomat.com/

    turinturambar   28 Haziran 2008 17:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    BİR ÜÇ BEŞ

    desen ki denizin tuzu
    çiğ düşmüş kadife donlu patlıcanlar
    desen ki kendilerinden karga çığlılarıyla kaçanlar
    en fakiri en zengini çirkini ve orospusu
    seni unutmuş olsun
    sen ki üşümüş gökte o yalnız bulutsun
    kıskanmadığın cömert bir maviliğin ortasında o
    bildiğin yalnızlığın ellerinden tutmuşsun
    desen ki unutulmuşsun

    denizler kızılca kıyamet akıp geçiyor
    zamana karşı geliyorsun
    bir üç ve beş leylekler artık gitti
    şimdi seni artık karanlıkta bir liman çekiyor
    unutulduğun unutulmadığın bilinmediğin bir liman
    bir üç ve beş derken şişede rom bitti
    sen yaşamaya başladığın zaman

    üşümüş gökte o yalnız bulut
    kendini hic yerinde hissetmiyeceksin
    keyif senin
    istersen talihini billur akıntılarla bir tut
    ellerini göğsüne kavuştur
    doğu batı kuzey güney diyerek
    koştur
    bir üç ve beş istersen rom kadehleri gibi
    nasıl ki unutulmuşsun
    devril
    ve bitir maceranı

    (dizelerini mıh gibi aklımda tutuyorum..)

    mefisto39718   31 Mart 2008 12:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    "gözlerin gözlerime bakınca felaketim olurdu/ ağlardım../ beni sevmiyordun, bilirdim/ bir sevdiğin vardı duyardım.."

    diye de gider bu üçüncü şahıslara özel şiir.. Allah rahmet eylesin

    enchantee   21 Mart 2008 13:42   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    Ayrilik Sevdaya Dahil

    Açilmis sarmasik gülleri kokulariyla baygin
    En görkemli saatinde yildiz alacasinin
    Gizli bir yilan gibi yuvarlanmis içimde kader
    Uzak bir telefonda aglayan yagmurlu genç kadin
    Rüzgar uzak karanliklara sürmüs yildizlari
    Mor kivilcimlar geçiyor daginik yalnizligimdan
    Onu çok ariyorum onu çok ariyorum
    Heryerimde vücudumun agir yanik sizilari
    Bir yerlere yildirim düsüyorum
    Ayriligimizi hisettigim an demirler eriyor hirsimdan
    Ay isigina batmis karabiber agaçlari gümüs tozu
    Gecenin irmaginda yüzüyor zambaklar yaseminler unutulmus
    Tedirgin gülümser
    Çünkü ayrilik da sevdaya dahil çünkü ayrilanlar hala sevgili
    Hiç bir ani tek basina yasayamazlar
    Her an ötekisiyle birlikte hersey onunla ilgili
    Telasli karanlikta yumusak yarasalar
    Gittikçe genisliyen yakilmis ot kokusu
    Yildizlar inanilmiyacak bir irilikte
    Yansimalar tutmus bütün sahili
    Çünkü ayrilmanin da vahsi bir tadi var
    Öyle vahsi bir tad ki dayanilir gibi degil
    Çünkü ayriliklar da sevdaya dahil
    Çünkü ayrilanlar hala sevgili
    Yanlizlik hizla alçalan bulutlar karanlik bir agirlik
    Hava agir toprak agir yaprak agir
    Su tozlari yagiyor üstümüze
    Özgürlügümüz yoksa yalnizligimiz midir
    Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kusatti ormani
    Karanlik çöktü denize
    Yanlizlik çakmak tasi gibi sert elmas gibi keskin
    Ne yanina dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
    Kapini bir çalan olmadi mi hele elini bir tutan
    Bilekleri bembeyaz kugu boynu parmaklari uzun ve ince
    Simsicak bakislari suç ortagi kaçamak gülüsleri gizlice
    Yalnizlarin en büyük sorunu tek basina özgürlük ne ise yarayacak
    Bir türlü çözemedikleri bu ölü bir gezegenin soguk tenhaligina
    Benzemesin diye özgürlük mutlaka paylasilacak suç ortagi bir sevgiliyle
    Sanmistik ki ikimiz yeryüzünde ancak birbirimiz için variz
    Ikimiz sanmistik ki tek kisilik bir yalnizliga bile rahatça sigariz
    Hiç yanilmamisiz her an düsüp düsüp kristal bir bardak gibi
    Tuz parça kirilsak da hala içimizde o yanardag agzi
    Hala kipkizil gülümseyen sanki atesten bir tebessüm zehir zemberek ASKIMIZ

    Attila Ilhan

    BehindBlue   19 Şubat 2008 18:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    olumum birden olacak seziyorum
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
    aysel git basimdan istemiyorum
    benim yagmurumda gezinemezsin usursun
    dagitir gecelerim sarisinligini
    uykularimi uyusan nasil korkarsin
    hicbir dakikami yasayamazsin
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    benim icin kirletme aydinligini
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim

    isligimi denesen hemen dusurursun
    gozleirim hizlandirir tenhaligini
    yanlis sehirlere goturur trenlerim
    ya olmek ustaligini kazanirsin
    ya korku biriktirmek yetisini
    acilarim iyice bol gelir sana
    sevincim bir turlu tutmaz sevincini
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    umitsizligimi olsun anlasana
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim

    sevindigim anda sen uzulursun
    sonbahar ugultusu duymamissin ki
    icinden bir gemi kalkip gitmemis
    uzak yalnizlik limanlarina
    aykiri bir yolcuyum dunya genis
    buyuk bir kulak cinliyor icimdeki
    cetrefil yolculugum kesinlesmis
    sakin baska bir sey getirme aklina
    aysel git basimdan ben sana gore degilim
    olumum birden olacak seziyorum
    hem kotuyum karanligim biraz cirkinim
    aysel git basimdan seni seviyorum

    ahmedbalak   19 Şubat 2008 18:19   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    monalisa şiirden anlıyo :)

    BehindBlue   19 Şubat 2008 18:16   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kimi sevsem sensin

    her şeyi terk ettim / ne aşk ne şehvet
    sarışın başladığım esmer bitiyor
    anlaşılmaz yüzü koyu gölgeli
    dudakları keskin kırmızı jilet
    bir belaya çattık / nasıl bitirmeli
    gitar kımıldadı mı zaman deliniyor
    kimi sevsem sensin / hayret
    kapıların kapalı girilemiyor

    kimi sevsem sensin / senden ibaret
    hepsini senin adınla çağırıyorum
    arkamdan şımarık gülüşüyorlar
    getirdikleri yağmur / sende unuttuğum
    hani o sımsıcak iri çekirdekli
    senin gibi vahşi öpüşüyorlar
    kimi sevsem sensin / hayret
    in misin cin misin anlamıyorum

    beyaban   19 Şubat 2008 17:30   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    attila ilhan'ı desteklemek moda olduğu gibi....

    Janzer   26 Aralık 2007 22:41   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    attila ilhan'ın "jilet yiyen kız, ah ulan kızlar baladı vb." çapkın, cinsel içerikli bayağı heveslerin eserindeki göstergeleri olan şiirleri yerine "ben sana mecburum,aysel git başımdan,3.şahsın şiiri vb." gibi saf ve temiz duyguları anlatan şiirlerini tercih ederim.

    Janzer   26 Aralık 2007 09:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    eleştirileri "kültürel emperyalizm" gibi kolay söylenen kelimelerle damgalamak kolaya kaçmak olmasın?

    Janzer   25 Aralık 2007 11:00   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    kimi evem sensin diye bi anektodu vardır ki onu en bi şair olarak en cok sevmeme sebep olmuştur,aşk vaziyetini bırakın türk edebiyatını dünya edebiyatında daha iyi ifade edebilen bi şair daha yoktur,poetikası öle tümcelere yer vermiştirki,öle kelimeleri bi aray getirmiştir ki,bu kadar olurdur,daha bi alternatifi olma kaptanın.

    PeR   21 Aralık 2007 21:21   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    bir aşkı tanımlamak zorken , kelimeleriyle birden kolaylaştıran , "ben sana mecburum" cümlesini bütün ruhuyla dile getiren gerçek bir ŞAİR".

    traum   21 Aralık 2007 21:13   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    şairliği konusunda polemiğe girilemez'dir,akabinde entelektüel durşu hakındada atilla ilhan popüler bi şairimizdi hakettiği yerdi burası kaldıki bizim türk halkında 'popüler olana bok atmak' diye bi vaziyet vardır,evet popüler olma durumunun gercektende abartmış,hicbişi yazamamayıp,yada en kaba haliyle 'yazdıkları bi boka benzemeyen' şair yazar vs coktur(cezmi ersöz,ahmat altan,elif safak) ama bazılaımız vardır ki popüler olanı eleştirirken marjinallaşme cabası icindedirler,bu vaziyet kültür emprayalizmin ne dereceye vardğınında bi kanıtıdır ayrıca.

    PeR   21 Aralık 2007 20:55   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    @Per
    Şu yazdıklarını yazdıktan sonra bi okusan ya be birader :)
    Takibi zor bir Türkçe oluyor. İmla kelimeler v.b.
    İyi çalışmalar.

    Kunthar   05 Aralık 2007 00:35   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    pia :) rahmetli olmadan önce bu gercek anlamda entelektüel olan bu amcamız trt3 te politik-kritik bi program yapardı,yeni bi rüzgarın avrsayanın geldğini,cok yakında avrsayanın ekonomik ticari anlamda avrupanın önüne gececeiğinin,amerikanın bunu anladığını ve harkete gectiğinin,soğuk savasın hala gizliden gizliye sürdüğünün,ve türkiyenin bu bağlamda batı yalakkalığı yerine avrsayaya yönelmesinin gereketiğini anlatmıştır,kaptan son yolculuğna gitti,daha bi kaptan gelmez türk edebiyatına.

    PeR   04 Aralık 2007 19:22   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    şarabın gazabından kork cünkü fena kırmızıdır.. kan tutar tutan ölür..

    deriko   04 Aralık 2007 19:17   aferim     (0 puan)  |   Yk 

    SEN BEYAZ BİR KADINSIN

    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    ben ki tek damla şarap içmedim
    ekmeğin beyaz zeytinin siyah
    olduğunu biliyorum
    asıl büyük sarhoş benim
    uzaktaki
    benim kusturucu sarhoşluğum
    yoksulluğum

    yüzüme bakmasan da
    yağmura düşürsen de gözlerini
    gözlerime bakmasan da ne kadar
    o kadar aydınlığın gökyüzüme uzanıyor
    uykularımda nefesinin sıcaklığı
    o kadar
    hangi akşam kapımı çalan sen değilsin
    sen değil misin gizli bir kıvılcım gibi
    gözbebeklerimde duran
    umutsuzlandığım her akşam
    senin rüzgârın almıyor mu
    uğultulu yorgunluğumu
    yoksulluğun eşiğinde kapaklandığım zaman
    ellerimden sımsıkı tutmuyor mu senin
    iyimserliğin

    ben bu tezgâhı kurdumsa senin için kurdum
    senin için dokuduğum basma ve pazen
    denizin yeşilinden süzdüğüm balık
    göğün mavisinden çaldığım kuş
    senin için
    felsefe okudumsa
    iktisat okudumsa gece yarıları
    boğazım kurumuş içim bir kalabalık
    sıcacık mısralar okudumsa yunus' dan
    senin için okudum
    geceyarıları

    sen beyaz bir kadınsın
    uzaktaki
    GÖZLERİN AKLIMDAN ÇIKMIYOR
    sen beyaz bir kadınsın
    karanlıkları dinleyen
    uzaktaki
    sarmaşıkları duyuyor musun rüzgârda
    yorgun başını
    üşümüş yastığına koyuyor musun
    uyuyor musun

    ATTİLA İLHAN

    sylvan    02 Aralık 2007 11:52   aferim     (0 puan)  |   Yk 

ahkam girebilmek için, üye olmalı veya giriş yapmalısınız.
 
etiketler; üzerimize yapıştırabildiğimiz, bizi tanımlayan ve/ya ilgili olduğumuz konuları gösteren terimlerdir.

bu etiket ile görülen ilk kişi(?) :mervebykoglu

Etiket-radyoaktif-ghost bu etiketin kural dışı olduğunu düşünüyorsanız, yandaki ikona tıklayıp rapor edebilirsiniz.