Serdar Özkan;Kayıp Gül...Harika bir roman
Emile Bronte; Uğultulu Tepeler
delice bir aşkın romanı...
Ugultulu tepeler delice degil de,sıkıcı bir askın romanı
edebiyatçı arkadaşlara şunu diyeceğim;az önce cioran etiketini aradım ve bulamadım..2007 tarihinden beri açılan bu toplulukta bir cioran etiketi bulamıyorsam ben burdan giderim arkadaş..çok komik duruyoruz çünkü.yoksa ben mi komiğim ahahah ama haklıyım öpülesi ellerim var.
aşk düşünce yollara:yarım kalmış bir aşkın öyküsü
english grammar in use :-)
Dostoyevski Suç ve ceza klasik edebiyattan..
Gülünün solduğu akşam ,Siyasi kitaplardan
Silmarillion Fantastik kitaplardan
üstüne tanımadığım kitaplardır.Yazarların eline sağlık..
dan brawn un bilinen hemen hemen tüm kitapları yaz için uygun... elimde gene digital kale var... akıcı mı akıcı... wilbur smith den daha akıcı olduğu kesin genede mısır tarihinde gezintiye çıkmak isteyenler için nehir tanrısıyla başlanabilir...
maeve binchy denmiş... hem de her kitabı tavsiye edilmiş... ciddi bir yanılgıdır "her kitabı tek geçerim" demek. bu arada tek gecilecek şeyin her kitap olma durumunun olanaksızlığı tartışma konusudur; malum tek tekdir:) yazarı tek geçmekse kasıt ona lafım yok tabi ki malum zevkler tartışılmaz gene de kendi adıma bir "italyanca aşk başkadır" dan aldığım hazzı "gümüş yıldönümü" nü okurken alamadım... tekdüze geldi açıkcası tavsiye edilesi bir roman olduğunu düşünmüyorum. son günlerin modası "olasılıksız" içinse tek kelime: muhteşem... tavsiye edilmemesi ayıp kaçacak... okuyun derim.
maeve binchy her kitabını tek geçerim
ışık ıslıktır: korkuyla gelir karanlıkta yürüdüğünde...
yaz tatili için gayet rahat ve hoş bir kitap olabilir "Uğultulu Tepeler". yazarı Emily Bronte. Konusu aşk hikayesi gibi görünse de aşktan öte şeyler de bulunabilir. Biz derste uzun uzun işlemiştik de oradan biliyorum.
grangenin şeytan yemini..... hafif fantastik hafif mistik... biraz aşk ve ve ve okumayan kalmasın derim.... bir polisiye roman
AMİN MAALOF- İLK DEFA - KİTAPLARINI OKUMAK İSTEYENLERE DOĞUNUN LİMANLARI NI ÖNEREBİLİRİM.
murathan mungan'dan kadından kentler..özellikle annemin çektiği fotoğraflar öyküsü
öykü severler için külöykü...
Ayın ışıkları dökülür tel tel,
Küskün,ses vermez, dağ yamaçlarına.
Durgun bir uçuşma,gök bir sel,bir su,
Düşen ak damlalar,mor ağaçlara.
Yıllarca bekleyen biz değil miyiz?
Hep ağlayaraktan O’na yalvaran.
Özlemimiz hep su,göl,mehtap,deniz,
Karanlık dağlardan yamaçta her an.
Şafakta Tanrı’ya uzanan eller,
Işık bekler kara gökler içinden.
Yağmur duasınca umutlu diller,
Ayrılsın karanlık,ıslakça tenden.
Gözler bu şafakta başka kamaştı,
Başak sarısınca bulanık ışık,
Gözlerle hür oldu,settini aştı.
Gönüller şimdi şen,dünle barışık.
Naim ÖZDAMAR
VEFASIZ
Sarı akşamlar döner bir bir matem rengine,
Sen inleyen yüreğim,asla dinmeyen sızım.
Ruhumu tutuşturan, kan kırmızı korlaşan,
Ondördünce hilalim,tan güneşim,yıldızım.
Sen neşesin gönlümde, nefessin göğsümde sen,
Sıcak Nisan güneşim,semamda ak bulutum,
Gülüm, solmaz çiçeğim,açılan gonca gonca,
Bak gör seni o kadar seviyorken unuttum.
Naim Özdamar
az önce istanbulu,çırılçıplaktı;getirip usulca avuçlarıma bıraktı ellerin yaralı,ellerin kan çanağı.ellerinin acısı yavaşça değdi avuçlarıma;istanbul çıplaklığından utandı,kaçırdı gözlerini.
süheyla ACAR ;dostluk hüznü paylaşmaktır.
dün dost kıtapevine girip öylesine elime alıp okumaya başladığım sonrasında kasiyerden 8 ytl karşılığında aldığım kitaptır.tavsiye ederim
Ece Temelkuran, 7 Haziran Cumartesi günü İzmir Karşıyaka Tiyatro sokağında bulunan Pan Kitabevi'nde... İmza ve söyleşi gününe davetlisiniz... saat 16:00-18:00 arası....
Halbuki korkulacak hiç bir şey yoktu ortalıkta
Her şey naylondandı o kadar
Ve ölünce beş on bin birden ölüyorduk güneşe karşı.
Ama geyikli geceyi bulmadan önce
Hepimiz çocuklar gibi korkuyorduk
Geyikli geceyi hep bilmelisiniz
Yeşil ve yabani uzak ormanlarda
Güneşin asfalt sonlarında batmasıyla ağırdan
Hepimizi vakitten kurtaracak
Bir yandan toprağı sürdük
Bir yandan kaybolduk
Gladyatörlerden ve dişlilerden
Ve büyük şehirlerden
Gizleyerek yahut döğüşerek
Geyikli geceyi kurtardık
Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden
"Geyikli gecenin arkası ağaç
Ayağının suya değdiği yerde bir gökyüzü
Çatal boynuzlarında soğuk ayışığı"
İster istemez aşkları hatırlatır
Eskiden güzel kadınlar ve aşklar olmuş
Şimdi de var biliyorum
Bir seviniyorum düşündükçe bilseniz
Dağlarda geyikli gecelerin en güzeli
Hiçbir şey umurumda değil diyorum
Aşktan ve umuttan başka
Bir anda üç kadeh ve üç yeni şarkı
Belleğimde tüylü tüylü geyikli gece duruyor
Biliyorum gemiler götüremez
Neonlar ve teoriler ısıtamaz yanını yöresini
Örneğin Manastır'da oturur içerdik iki kişi
Ya da yatakta sevişirdik bir kadın bir erkek
Öpüşlerimiz gitgide ısınırdı
Koltukaltlarımız gitgide tatlı gelirdi
Geyikli gecenin karanlığında
Aldatıldığımız önemli değildi yoksa
Herkesin unuttuğunu biz hatırlamasak
Gümüş semaverleri ve eski şeyleri
Salt yadsımak için sevmiyorduk
Kötüydük de ondan mi diyeceksiniz
Ne iyiydik ne kötüydük
Durumumuz başta ve sonda ayrı ayrıysa
Başta ve sonda ayrı ayrı olduğumuzdandı
Ama ne varsa geyikli gecede idi
Bir bilseniz avuçlarınız terlerdi heyecandan
Bir bakıyorduk akşam oluyordu kaldırımlarda
Kesme avizelerde ve çıplak kadın omuzlarında
Büyük otellerin önünde garipsiyorduk
Çaresizliğimiz böylesine kolaydı işte
Hüznümüzü büyük şeylerden sanırsanız yanılırsınız
Örneğin üç bardak şarap içsek kurtulurduk
Yahut bir adam bıçaklasak
Yahut sokaklara tükürsek
Ama en iyisi çeker giderdik
Gider geyikli gecede uyurduk
"Geyiğin gözleri pırıl pırıl gecede
İmdat ateşleri gibi ürkek telaşlı
Sultan hançerleri gibi ayışığında
Bir yanında üstüste üstüste kayalar
Öbür yanında ben"
Ama siz zavallısınız ben de zavallıyım
Eskimiş şeylerle avunamıyoruz
Domino taşları ve soğuk ikindiler
Çiçekli elbiseleriyle yabancı kalabalık
Gölgemiz tortop ayakucumuzda
Sevinsek de sonunu biliyoruz
Borçları kefilleri ve bonoları unutuyorum
İkramiyeler bensiz çekiliyor dünyada
Daha ilk oturumda suçsuz çıkıyorum
Oturup esmer bir kadını kendim için yıkıyorum
İyice kurulamıyorum saçlarını
Bir bardak şarabı kendim için içiyorum
"Halbuki geyikli gece ormanda
Keskin mavi ve hışırtılı
Geyikli geceye geçiyorum"
Uzanıp kendi yanaklarımdan öpüyorum.
TURGUT UYAR
amin maalouf kitapları siddetle önerilir
tanrının doğum günü(burak özdemir) düşünsel deprem yaşamazsanız bilinki bir daha okumayın..ama defalarca okunabilicek bir kitap..şimdi hemen bakın..hala duruyomusunuz ya
ederi kadar kaldı
azaldı
yukarı aşağı bakarken
bağlandı nefesinden...
tanrının koşamadığını gördü
bildi
yarış hiçlikti...
güneşten pahalı
sudan ucuz gözyaşların
oturdu
tanık sandelyesine
kelimeleri akıttı duruşmaya...
eğdi suyunu yere tuttu
tuttu kaplumbağa karesine
sokuldu...
sınırlar ve ton...
..............
.....................
mustafa yeşilkaya
benimde yakında chihuahua m olucak(olacak).ama tuvalet eitimini(eğitimi) biraz zor alıomuş:)(alıyormuş)bakalım napıcaz( ne yapacağız) kendisiyle... Tuvalet eğitimden önce bence Türkçe eğitimi gelmeli. Yoksa tuvaletin yerini soracak dilimiz kalmayacak ve her şeyin içine edeceğiz...